Rivayet edilir ki: Şeyh hazretleri, bir gün akşam namazının rükûunda gecikti. Müridlerden biri; namazdan sonra edepli bir şekilde sordu:
“Rükuda bu kadar gecikmenizin sebebi ne idi?”
Şeyh hazretleri;
“Hicri 1286 yılında Hicaz’dan dönüşte Şam’a geldiğimde, Şam halkından biri tarikatımıza intisap etmişti. O anda ölüm döşeğinde olduğu bana keşfedildi. Onunla meşgul idim. Allah’a hamd olsun ki, îmân üzere gitti” diye cevap verdi.
Bundan sonra müridlerden birisi, bu konuda kalplerinin mutmain olması için, Şam’da bulunan akrabalarına yıldırım telgraf yolladı. Şeyhin, kendilerine adını ve mahallesini tarif ettiği gibi; “Bize şu mahalleden falan oğlu falanın durumundan haber verin” dedi.
On lardan gelen cevapta;
“Sorduğunuz adam falan gece akşam vaktinde Allah’ın rahmetine kavuştu” denildi.
Söz konusu gecenin, Şeyh hazretlerinin rükûda geciktiği gece olduğu anlaşıldı ve bu büyük kerametle kalbler de mutmain oldu.