Yüce Allah habibi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e medhu senada bulunarak; “Ve muhakkak ki Sen, gerçekten güzel bir ahlak üzerindesin!” buyurmuştur.
Resulullah (sav): “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur.
Başka bir Hadis-i Şeriflerinde de Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Ey Allahım! Beni nasıl güzel yaratmışsan, ahlakımı da güzelleştir.” Kötü ahlaktan Allah’a sığınmış ve şöyle buyurmuşlardır: “Bir Müslüman güzel ahlakı sayesinde, gündüzleri oruç tutan, geceleri ibadet eden kimselerin derecesine kavuşur.”
Güzel ahlak sahipleri için Resulullah (s.a.v.) Efendimiz Hadis-i şerifte; “Nerede olursan ol, Allah’tan kork! Bir kötülükten sonra daima iyilik işle ki onu silsin. İnsanlar arasında iyi ahlakla yaşa” buyurmuşlardır. Dolayısıyla Şeyh’imiz güzel ahlakı kendisine şiar edinmiş ve onunla iftihar etmiştir. Şeyhimiz bu konuda: “Güzel ahlak; kuvvetini insanın itikadından ve takvasından almaktadır. Kötü ahlak ise imanın zaafiyetine ve nifakın yeşermesine sebep olur” buyururdu.
Şeyh’imiz güzel ahlakın ruhların temizlenmesine, kalplerin yumuşamasına sebep olduğunu söylerdi. Şeyhimiz üstün ilmi ve güzel ahlakıyla insanları etkisi altına almış, kötü yolda olanlar bu vesile ile tövbe etmiş şeyhimize bağlanmışlardı. Genelde sohbetlerinde insanların güzel ahlaklı olmasını insanlara ve tüm canlılara karşı şefkat ve merhamet göstermelerini emrederdi.
Şeyhimizin güzel ahlakını şöyle tarif edebiliriz: İhtilaflı davalarda adaletle hüküm verir, asla ayırım yapmazdı. Onun gözünde tanıdık tanımadık herkes eşitti. Hatta bir davada amcasının oğlunun haksız olduğuna dair hüküm vermiş ve maalesef yıllarca amcasının oğlu Şeyh’imize dargın kalmıştır. Şeyh’imiz kendisine muhalif olanlara asla kin beslemez, onlara güzel huyuyla merhametle yaklaşırdı. Duasında: “Allah’ım bana zulmedenleri, hakkımda ileri geri konuşanları, malımı tüketenleri ve bana eziyet edenleri bağışla. Dünyada ve ahirette hakkımı helal ediyorum.” demiştir.
Şeyh’imiz insanları, insani açıdan eşrefi mahluk oldukları için sever. Ve “Ya Rabbi! Bana verdiğin nimetlerin aynısını hatta daha fazlasını Mü’min kardeşlerime ver. Günahkâr müminlere ise hidayet et” diye duada bulunurdu.
Güzel ahlakla süslenmek ruhların ve kalplerin temizlenmesine sebep olur. Îsar (kendisi ihtiyaç halinde bulunsa bile sahip olduğu imkânlarını başkalarının ihtiyaçlarına sunmak), affetme, cömertlik ve ibadeti eda etmek azim ve kuvvetin meydana gelmesinde başlıca sebeptir. Bu güzel hasletler hayali olmayıp şeyhimizde peyda olmuştur.
