TASAVVUF
Tarikata intisap eden herkesin, tasavvufun ve tarikatın ne demek
olduğunu, fayda ve gayelerini, semere ve hükümlerini (vacip
mi, sünnet mi, mubah mı olduğunu) bilmesi gerekmektedir.
Tasavvufun Anlamı, Faydası ve Lüzumu
Tasavvuf ilmi; insan iç dünyasının, nefsin kusurların dan ve çirkin sıfatlarından nasıl temizleneceğini öğretir. Çirkin sıfatların bir kısmı şunlardır; kin, haset, aldatma, makam sevgisi, methedilme sevgisi, tekebbür (kibirlenme), riya, gadap, tamah, cimrilik, zenginleri yüceltıp onlara saygı gösterme, fakirleri hakir görme ve buna benzer sıfatlardır.
Tasavvufun özü; Kötü, çirkin sıfatlardan (huylardan) temizlen mek ve güzel sıfatlarla süslenmektir. Tasavvuf; şeriatın âdabına uyma, şüphelilerden kaçınma, beş duyuyu muhafaza etme, nefesleri sayma ve gafletlere düşmemek gibi hususlar üzerine inşa edilmiştir.
Tasavvuf; kalbin fiillerinden bahseder. Nefsin nasıl tasfiye ve tezkiye edileceğini işler.
Tasavvufun faydası: Kalplerin temizlenmesi, nurlanması, gaybları bilen Allah’ın (celle celâluhû) tam manasıyla bilinmesidir. Allah (celle celâluhû) delillerle bilinir. Çünkü herşey Allah’ın (celle celâluhû) mev cutiyetine delildir. Lâkin tasavvufta, delillere ihtiyaç olmadan Allah’ın zâtı müşahede edilir. Yani kişi, Resûlullah 340 Deryadan Damlalar
(sallallahu aleyhi ve sellem)’in haber verdiği her şeyi, gözleriyle görürcesine kamil bir îmanla tasdik eder.
Tasavvufun gayesi: Kişiyi Allah’ın rızâsına ve ebedî saâdete kavuş turmaktır. Tasavvuf yolunda kalp öyle nurlanır ve tasfiye olur ki, onunla çok ulvî şeyler keşfolunup müşahade edilir. Tasavvufun fazileti: Tasavvuf, ilimlerin en şereflisidir. Çünkü Allah’ın marifetine ve muhabbetine tealluk eder. Allah’ın marifeti, mutlak surette herşeyden daha faziletlidir.
Bütün ilimler tasavvuf ilmine muhtaçtır. Çünkü bütün ilim ve amellerden maksat, Allah’ın rızâsına kavuşmaktır. Allah’ın rızâsından başka amacı olan ilim ve ameller, ilim ve amel olmaktan uzaktır. Tasavvuf olmadan bu ilim ve ameller, ihlasla yapılamaz. O halde tasav vuf, diğer ilimlere, beden için gerekli olan ruh gibidir. Nasıl ki beden ruhsuz olmuyorsa, diğer ilimler de tasavvufsuz olmaz.
Tasavvuf Nereden Alınmıştır?
Tasavvuf Kur’ân-ı kerîmden, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetinden ve ümmetin havasları nın eserlerinden alınmıştır. Ümmetin havasları: Bütün müslümanların kabul ettiği Câfer-i Sâdık, Süfyân-ı Sevrî, İmâm-ı Gazâlî, İmâm-ı Rabbânî gibi zatlardır.