HİKMETLİ SÖZLERİ
Bizi tanımadınız, bizleri tanıtmadınız. Eğer bunu yerine getirebilseydiniz, amirler ve âlimler bizden istifade edeceklerdi.
Şeyh Muhammed Kâzım Hazretleri’nin
Hikmetli Sözleri
Hikmetli Sözleri
İnsanın hayatı, bulunduğu andır.
Allah öyle helaller ihsan etti ki müslümanın harama yeltenmesine gerek bırakmadı.
Dostluğumuz Allah içindir.
Tasavvuf, insanların kalplerini kötü sıfatlardan arındırıp, temiz sıfatlarla süslemesidir.
Bir işe başlamadan önce, niyetinizi düzeltiniz. İhlasla işe başlayınız.
İslâm’ı hâkim kılmak isterseniz, ilmi hâkim kılmalısınız.
Sizin yaptığınız iyiliklerle, başkalarının size yapmış olduğu kötülükleri hemen unutunuz. Yaptığınız kötülüklerle başkalarının size yapmış oldukları iyilikleri asla unutmayınız.
En büyük kerametimiz, tüm insanların hayrını istemektir.
Eğer doğru ve yanlış hadiseleri karıştırıp önümüze koyarlarsa, Allah’ın yardımıyla birbirinden ayıklar, onlara iade ederiz.
En büyük keramet, istikamettir. Yani, doğru yol üzerinde bulunmaktır.
İmam-ı Rabbani Hazretleri eğer bu sözü söylememiş olsaydı, bugün bu sözü biz söylerdik.
Bizim ünsiyetimiz (dostluğumuz) insanlarla değil, yüce Allah iledir. İnsanlarla olan dostuğumuz Allah içindir.
Biz, zamanın Mevlâna Bağdadisiyiz. (Burada, Allah’ın kendisine bahşettiği nimetleri anlatıyor.)
Bizi tanımadınız, bizleri tanıtmadınız. Eğer bunu yerine getirebilseydiniz, amirler ve âlimler bizden istifade edeceklerdi.
Size gelmeyene gidiniz, size vermeyene veriniz. Size zulmedeni affediniz.
Bizim, insanların üzerinde hiçbir hakkımız ve hukukumuz yoktur. Ama, tüm insanların bizim üzerimizde hak ve hukukları bulunmaktadır.
Şahit olunuz ki şimdiye kadar kimde hakkımız hukukumuz varsa affediyorum. Bundan sonra oluşacak hak ve hukukumuzu da affediyoruz.
Eğer, fıkıh ilmi, kitaplardan silinirse, Allah’ın yardımıyla yeniden yazarız.
Eğer âlimler zamanında olsaydık, bizlere âlim denmeyecekti.
Allah rızası için öfkenizi yutunuz. Sizi öfkelendireni affediniz, elinize fırsat düştüğünde ona iyilikte bulununuz.
Bizim iki sevincimiz vardır, birincisi Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ümmetinden olmak. İkincisi, ahiret gününde Allah’ın bize ya kulum hitabına mazhar olmak.
Hayatımız boyunca iki şey bize çok garip gelmiştir. Birincisi, insanın ilmi çoğaldıkça cahil olduğunu anlıyor, ikincisi ise, Allah’a yaklaştıkça O’ndan uzaklaştığını hissediyor.
Bizim meşrebimiz İmam-ı Rabbâni Hazretlerinin meşrebidir. Biz Sıddıki’yiz.